Biraz da Hobilerden Bahsedelim

Güncelleme tarihi: 13 Kas 2020

Bu siteyi kurarken amacım öğrendiğim, bildiğim şeyleri paylaşmaktı ama bir şey daha eklemek istedim. 40 yaş civarı geçirdiğim aptalca bir motorsiklet kazası sonucu sağ dizimin çapraz bağını kopardım ve bir kaç ay evden çıkamadım. O sırada evde kitap okumak ve TV izlemekten başka şey yapamaz olmuştum. Bir meşgale bulma ihtiyacı hissettim ve o zaman üniversite yıllarında bir ara merak sardığım resim işine dalmak istedim.


2015'den kalma ilk çizimlerden



Aradan neredeyse 20 yıl geçmişti ve resim yapmakla ilgili hemen hemen hiçbirşey bilmez durumdaydım. Biraz perspektif hatırlıyordum, biraz ışık ve gölgenin önemi, biraz insan vücudunun oranları vb. ama o kadar. Neyse ki elimin altında youtube vardı da sokağa çıkmadan öğrenme imkanı elde etmiş oluyordum. Video izleyerek öğrenmenin keyfine o zamanlar varmaya başlamıştım. Hala da youtube ortamını bazen google niyetine kullandığım oluyor. (Neyse bu ayrı mesele)


Çizim işinin ne kadar emek istediğini doğuştan yetenekli olmayanlar bilirler. Doğuştan yetenekli olan o küçük azınlık da emek harcar tabi ama sıradan insana göre belki de 10 kat daha az. Ben de sıradan bir insan olarak üstüme düşeni yaptım. Neyse ki zamanım da sakatlıktan dolayı boldu. O sayede günde 3-4 saat videolar izleyip bulabildiğim e-kitaplardan da yararlanarak hızla yol katetmeye başladım.


Bazı ünlülerin portreleri


İngilizce biliyor olmanın avantajını kullanıyordum. Açıkcası herhangi bir konuda herhangi bir şey öğrenmek istiyorsanız yabancı dil, özellikle İngilizce şart. Bir bilgi aradığınız da sadece Türkçeye mahkumsanız pek fazla kaynak bulma imkanınız olmuyor.


Bir yandan videolar, bir yandan kitaplar derken birşeyler çizmeye de başladım. Çizgi kalitem çok kötüydü ama gördüğümü çizme konusunda ilerliyordum. Maalesef hala çizgi kalitem ideal değil ama ortalamanın üstüne çıkabildim sanırım. Resimle, ilüstrasyonla, desenle veya teknik çizimle hangisi olursa olsun farketmez, kaleme hakim olmadığın sürece kaliteli bir iş çıkarmak mümkün değil. Yatay, dkey, spiral, oval, dikdörtgen, düz, yamuk derken her gün sayfalarca çizim antremanı yapıyor ve çizime öyle geçiyordum.



Kediler


İlk zamanlar pek bir şeyler üretemiyordum ama motivasyonum eksilmiyordu. Pek de estetik olmayan çizimler her geçen gün düzeliyordu. Geçen yıl ilk kez profesyonel bir hocadan ders aldım. Yaklaşık 3-4 ay gittim. Taki pandemiye kadar ve kursu bitiremeden ara verdik. Hastalık işleri bitince belki yine kursa katılırım ama şimdilik eğitim işi durmuş durumda.


Çizmeyi bırakmadım. Hala çiziyorum. Son geldiğim nokta çizimle ilgili hedefimin kalmamış olması. İlk zamanlar çocuk kitabı çizeri olmak gibi bir hayalim vardı. Çünkü oğlum o zamanlar 4-5 yaşındaydı ve ona hergün masallar okuyordum. Klasikler hariç masal bulmakta o kadar zorlanıyordum ki. Şu kesindi ki çocuklara yönelik yazılan kitapların birçoğu çöptü. Hem yazılanlar açısından hem de çizimler açısından. Kafama koymuştum oğluma hem çok güzel şeyler yazacaktım hem de çizimlerini de kendim yapacaktım. Ne kadar cahilceymiş şimdi görüyorum. Cahilceydi ama motive ediciydi.


İnsan motive olduğu sürece yapamayacağı şey yok. Yeter ki motive ol dağları bile delersin. Çocuk kitabı çizeri olmak için yeteri donanıma sahip olamadım ama en azından imgesel olarak çizemesem de fotoğraf üzerinden çizim yapma konusunda bir noktadayım. Çizgi kalitem hala iyi değil ama ortaya birşeyler çıkartıyorum.


Yapılan hiçbirşey boşa gitmiyor. Bir şekilde kullanıyorsun. Mesela burada kullanabiliyorum. Yazdığım konu ile ilgili çizimler yapabiliyorum. Çok mükemmel değil ama benim içime siniyor.


Yapmaktan zevk aldığım şeyleri yapmaya devam edeceğim. Kalan kısa ömrümü ahla, vahla geçirecek halim yok.



Sait Faik ve bir karikatür


 

#resim #çizim #desen #sanat #karikatür #hobi #fahriyeevcen #jenniferlawrence #saitfaik #kedi #portre #otoportre #özkanuğur #farahzeynepabdullah