Sosyal Bilimlerde Temel Kavramlar: Ekonomi

Bölümde takip etmekten en zevk aldığım ders diyebilirim. Belki de ders gibi değil de entellektüel bir faaliyet gibi olduğu için.


Kitabın Ünite isimlerinden belli oluyor zaten. Kültür; Ekonomi; Din; Aile, Ataerkil ve Toplumsal Cinsiyet; Siyaset; Toplumsal Tabakalaşma ve Eşitsizlik; Medya; Toplum. Konu başlıklarına bakar mısınız? Biraz okumaktan, düşünmekten zevk alan herkes zaten bu konulara aşinadır.


Bu arada canlı dersi anlatan hocamıza da bir küçük not eklemeliyim. Emre Gökalp. O kadar güzel anlatıyor ki konuları, o kadar akıcı ki ders bir anda bitiveriyor. Ses tonu, diksiyonu, konuya hakimiyeti müthiş. Umarım ondan başka dersler de dinleme imkanımız olur.


İlk ünite iyiydi. Okuması da dinlemesi de keyifliydi ama ikinci ünite için aynı şeyi söylemem mümkün değil.


Ekonomi ünitesi çok tek taraflı işlenmişti. Ekonomiyi bir sosyal bilim kavramı gibi değil de büyük şirketlerin üretim yöntemlerinin ne olduğunu anlatan oldukça tek taraflı bir metin gibi algıladım. Ekonomi deyince sanki sadece üretimin nasıl yapıldığı önemliymiş gibi bir algı yarattı. Halbuki büyük ölçekli şirketler olduğu kadar küçük ölçekli şirketler de var, yada sadece üretim değil hizmet sektörü de var, yada sadece işin üretim değil tüketim yönü de var, yada gelişmiş ülkelerin olduğu gibi gelişmekte olan yada 3. dünya ülkelerinin ekonomisi de var, yada kapitalist bakış açısı olduğu gibi sosyalist bakış açısı da var.

Kısıtlı bir alanda her konu işlenemez denilebilir, üniteyi yazan hoca konuyu sınırlı tutmak zorunda kalmış denilebilir. Ekonomiyi bu şekilde anlatmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Örneğin Leo Huberman'ın "Feodal Toplumdan 20 Yüzyıla" kitabının ekonomiye bakış açısı bir sosyal bilim kavramı olarak aktarmak için çok uygun bir kılavuz gibi duruyor. Ekonominin tarihsel gelişimi ve sosyal açıdan (toplumsal açıdan/sosyolojik açıdan) insanları nasıl etkilediği anlatılabilirdi. En temel olarak ekonominin insan için neden önemli olduğu ve ekonomi insanlar ve toplumlar için ne anlama geliyor gibi konular işlenebilirdi.

Ortaçağ'da batının ve doğunun ekonomik alanda durumu anlatılarak günümüze kadar nasıl bir süreçten geçerek medeniyetlerin şekillendiği, geliştiği anlatılabilirdi. Böylece günümüzde gelişmiş olan devletler neden gelişmiş, gelişmemiş devletler neden gelişmemiş ortaya konulabilirdi. Yada eğer varsa örneğin ekonomi ile demokrasi arasında yada ekonomi ile modernlik arasında yada ekonomi ile hukuk arasında yada ekonomi ile kültür arasında yada ekonomi ile bilim arasında bağlantı kurulabilirdi.

Kısacası bu ünitenin bir sosyal kavram olarak ekonomiyi incelemediğini düşünüyorum.


Kitapta ne anlatılıyor peki? Girişte "Ekonomik Düzenin Sosyolojik Analizi" başlığı altında 3 sosyolojik kuram açısından ekonomiye bakış anlatılıyor. Burası bir nebze olsun tamam ama sonraki kısımlar o kadar spesifik bir konuya odaklanmış ki sebebini anlamak mümkün değil. "Endüstri Toplumunda İşin Örgütlenmesi" ve "Post-Endüstriyel Çağda İşin Örgütlenmesi" diğer bölümlerin başlıkları. Bu kısımlarda da Taylor, Taylorizm, Kitle üretimi, Fordizm, Esnek ve Yalın Üretim, Standartlaşma vb konular ele alınıyor. Evet ekonomi bir sosyal bilim kavramı olarak bu verilerle anlatılıyor.


Çok da bir şey söylemek istemiyorum. Umarım bu durum sadece benim cehaletimden dolayı böyledir. Yani umarım aslında hoca doğru bir noktadan konuya değinmiştir de ben anlayamıyorumdur. Daha önce de başka bir yazıda değinmiştim. Şu anda müthiş bir cahil cürreti içindeyim. Çok sevdiğim bir söz var: "CAHİL OLMAK NE GÜZEL HER ŞEYİ BİLİYORSUN!".